Show simple item record

dc.contributor.authorÖzkan Nesimioğlu, Şerife
dc.date.accessioned2019-07-11T14:01:18Z
dc.date.available2019-07-11T14:01:18Z
dc.date.issued2018
dc.identifier.isbn978-605-247-074
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12498/1478
dc.description.abstractUluslararası X.Uludağ Uluslararası İlişkiler Kongresi GENİŞ KİTLE PSİKOLOJİSİ VE İSLAM TOPLUMLARININ RADİKAL ÖRGÜTLERİNE BAKIŞI Dr. Öğr. Üyesi Şerife Özkan NESİMİOĞLU* ÖZET Küresel anlamda terörizmle mücadelenin en önemli araçlarından bir tanesi bu örgütlerin mali kaynaklarıyla birlikte insan kaynağının da kesilmesini sağlamaktır. Bunu yapabilmek için ise öncelikle terör örgütlerinin amaçları, iletişim araçları, söylemleri ve mensuplarının doğru bir şekilde analiz edilmesi gerekmektedir. İslam toplumları içerisinden çıkan radikal örgütlerle ilgili çalışmalara bakıldığında, bu örgüt üyelerinin büyük oranda Arap kökenli Müslümanlardan oluştuğu görülmektedir. Örneğin Fransız Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nün hapis cezası almış olan 137 cihatçı ile yaptığı bir çalışmaya göre bunlardan %74’ü Müslüman olan ailelerde doğmuşken geri kalanı sonradan İslamiyeti seçmiştir. 2014 yılında Amerikalı gazeteci James Foley’in kafası IŞİD tarafından kesilerek infaz edilmesinden sonra, Barack Obama tarafından örgütün ideolojisi nihilistik olarak tanımlanmıştır. Her ne kadar, IŞİD’in sonrasındaki faaliyetlerini de bu şekilde tanımlamak mümkün olsa da pek çok sosyal bilimci, hem bu tanımın, hem de bu durumu mental bir sorun ya da dini fanatizm olarak tanımlama gayretlerinin oldukça yetersiz kaldığı konusunda hem fikirdir. Birleşmiş Milletler ve Beyaz Saray’a terörizm konusunda danışmanlık yapan antropolog Scott Atran’a göre Musul Hapishanesi’nde 670 Şii mahkumu öldüren, ya da 21 Mısırlı Hristiyan’ın kafasını kesen bu teröristler, psikolojik profil anlamında büyük oranda sıradan insanlardır. O halde mutlaka psikolojik rahatsızlığı olması gerekmeyen, beyin yıkama sürecine maruz kalmamış, büyük çoğunluğu Müslüman kökenli Araplardan oluşan radikal örgütleri daha iyi anlayabilmek için ana kaynağa yani İslam toplumuna ve onların bu örgütlere bakışına yönelmek gerekmektedir. Kitle psikolojisi ile ilgili çalışmalarda ilk akla gelen isim olan Gustave Le Bon’a göre ırk, gelenekler, politik ve toplumsal konular, öğretim ve eğitim biçimi, vaatler ya da hayaller ve kitle önderleri kitlelerin etkilendiği uzak ve yakın etmenlerdir. Bu şartlar göz önüne alınarak İslam toplumu incelendiğinde, o toplum içerisindeki sıradan bireylerin hangi motivasyonlarla vahşi birer teröriste dönüştüğü çok daha iyi anlaşılabilecektir. Buradan hareketle bu çalışmada da El-Kaide, IŞİD, Boko-Haram gibi örgütlerin oluşumu, ortaya çıktıkları coğrafyalardaki siyasi olaylar, İslam toplumlarının bu örgütlere bakışı çerçevesinde ele alınmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: İslam Toplumu, Terörizm, Kitle Psikolojisi, Radikalleşme, El-Kaide, IŞİD, Boko Haram.en_US
dc.language.isotren_US
dc.publisherDora Basım-Yayın Dağıtım Ltd. Şti. 2018en_US
dc.subjectİslam Toplumu, Terörizm, Kitle Psikolojisi, Radikalleşme, El-Kaide, IŞİD, Boko Haram.en_US
dc.titleGENİŞ KİTLE PSİKOLOJİSİ VE İSLAM TOPLUMLARININ RADİKAL ÖRGÜTLERİNE BAKIŞIen_US
dc.typeArticleen_US


Files in this item

Thumbnail

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record